Özel okullardan çağrı: Desteği veliye verin
Ozan Ömer Kadüker - Türkiye Özel Okullar Derneği’nin (TÖZOK) bu yıl 24’ncüsünü gerçekleştirdiği Geleneksel Eğitim Sempozyumu dün Antalya’da başladı. Türkiye’nin dört bir yanından özel okul temsilcileri, öğretmenler ile akademisyenlerin katıldığı sempozyumun açılışına MEB Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Fethullah Güner, Antalya Valisi Hulusi Şahin ve milletvekilleri de katıldı. Konuşmasında Türkçenin korunması için çalışmalar yaptıklarını aktaran Güner, özel okullardaki yabancı öğretmenler için C-1 düzeyinde Türkçe belgesi isteyeceklerini söyledi. ‘Sürdürülebilir değil’ TÖZOK Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Öztürk sempozyumun açılışında yaptığı konuşmasında bağımsız bir araştırma kuruluşuna hazırlattıkları raporun detaylarını paylaştı. Özel okul sektörünün artık kendiliğinden büyüyen bir yapı olmadığını kaydeden Öztürk, “Demografik yapı değişmektedir. Öğrenci talebi sınırlanmaktadır. Maliyetler, ücret artışlarının çok üzerinde seyretmektedir. Ve sektör, finansal açıdan kırılgan bir eşiğe gelmiştir. Özel okullar bir yandan kamusal bir eğitim hizmeti üretirken, diğer yandan tamamen kendi kaynaklarıyla ayakta kalmaya çalışmaktadır. Bu durum sürdürülebilir değildir” dedi. ‘Haklar eşitlensin’ Raporla birlikte “Bu sorunlar yapısaldır ve çözümünü birlikte üretmeliyiz” çağrısı yaptıklarını aktaran Öztürk, “Öncelikle; özel okula giden her öğrencinin, devlet okullarındaki karşılığı kadar kamusal destekten yararlanması, hem eğitimde fırsat eşitliği hem de sistemin bütünlüğü açısından hayati önemdedir. Bu destek okula değil; öğrenciye ve veliye verilmelidir. İkinci olarak; öğretmenlerimiz meselenin merkezindedir. Devlet ve özel okul öğretmenleri arasında oluşan brüt maaş ve maliyet farklılıklarının giderilmesi, sektörün sürdürülebilirliği açısından kritik bir ihtiyaçtır. Üçüncü olarak; vergilendirme başta olmak üzere, özel öğretim kurumlarına yönelik daha düşük ve adil oranların belirlenmesi, eğitime yapılan bir harcama değil; geleceğe yapılan bir yatırımdır. Ayrıca; özel okul öğretmenlerimizin özlük haklarının resmî okul öğretmenleriyle eşitlenmesi artık bir beklenti değil, bir gerekliliktir” ifadelerini kullandı. Giderler 12 kat arttı Özel okulların finansal açıdan kırılgan bir eşiğe ulaştığını, okulların harcadığı paranın, kazandığı paradan çok daha fazla arttığı vurgulanan rapordan öne çıkanlar şöyle: ■ 2018 yılı 100 kabul edildiğinde maliyet artışları yüzde 1.266,8 oranında hesaplanırken ücret artışı yüzde 935,7 olarak hesaplanmış ve iki artış oranı arasındaki fark yüzde 331,1 oldu. Özetle okulun giderleri 12 kat, öğrenci ücretleri 9 kat arttı. ■ 0-14 yaş grubundaki uzun vadeli azalma eğilimi, özel okul yatırımlarının ölçeği, kapsamı ve eğitim modelleri açısından stratejik bir kırılma alanına işaret etmekte. Bu durum, özel okul yatırımlarının gelecekte yalnızca gelir düzeyiyle değil, bölgesel demografik ve kentsel sürdürülebilirlik kriterleriyle birlikte ele alınmasını gerekli kılmakta.