
EğitselDis Kaynak
3 dk okuma
2207 goruntulenme
Kaynak: Milliyet - Eğitim
Kaynakta GörüntüleAkran zorbalığında okullarda uygulama birliği yok
Zorbalık durumunda okullarda yürütülen süreç hakkında bilgi veren İÜ-Cerrahpaşa Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi’nden Doç. Dr. Metin Kocatürk şunları söyledi: “Öğretmen durumu derhâl okul idaresi ve rehberlik servisine bildirir; rehberlik servisi hem mağdur hem fail öğrenciyle görüşerek psikososyal değerlendirme yapar, gerektiğinde sınıf içi gözlemler ve grup çalışmaları yürütür. Okul idaresi, olayın ağırlığına göre disiplin hükümlerini uygular ve sürecin kayıtlarını tutar. Aileler, bilgilendirilir, iş birliğine davet edilir ve hem mağdurun korunması hem de zorbalık yapan öğrencinin davranış değişimi için destekleyici bir rol üstlenir. Olay, tehdit, şantaj, cinsel içerik, ciddi fiziksel zarar, dijital ortamda suç adli boyut taşıyorsa idare vakayı gecikmeden kolluk birimlerine bildirir ve Çocuk Şube ile koordineli şekilde süreci takip eder.” Osman Şenher yenilgisi sonrası Osimhen tehlikesini açıkladı! 'Galatasaray'da maç kabusa döndü' İlginizi Çekebilir Müdahale protokolü Uygulamanın eksiklerine dikkat çeken Kocatürk, “Mevzuat genel çerçeveyi sunsa da okullar arasında uygulama birliği eksikliği, öğretmenlerin zorbalığı tanımada güçlük yaşaması, sistematik önleme programlarının yetersizliği ve aileokul iş birliğinin zaman zaman zayıf kalması önemli boşluklar olarak görülmektedir” diye konuştu. Kocatürk, bu nedenle, okullarda zorbalığa yönelik standartlaştırılmış müdahale protokollerinin geliştirilmesi, tüm personelin düzenli eğitimlerle güçlendirilmesi, rehberlik servislerinin kapasitesinin artırılması, her okulda psikolojik danışman bulunması, ailelerle daha güçlü ve sürdürülebilir bir iş birliği modeli oluşturulması, ayrıca dijital zorbalık alanında okul yönetimlerine net adli bildirim rehberleri sağlanması gerektiğini kaydetti. ‘Cezaların şahsiliği ilkesi esas alınmalı’ Avukat Pekay Salmanoğlu konunun hukuki boyutuna dikkat çekerek, Türk Ceza Kanunu’nda yer alan cezaların şahsiliği ilkesi gereği herkesin yalnızca kendi işlediği suçtan sorumlu tutulabileceğini hatırlattı. Salmanoğlu, “Yaşı küçük kişilerin akranlarına karşı gerçekleştirdiği zorbalık eylemleri de yine bu kişiler özelinde değerlendirilmelidir” dedi.Zorbalık davranışını alışkanlık hâline getiren çocuklar için yalnızca disiplin cezalarının yeterli olmayacağını vurgulayan Salmanoğlu, “Bu tür davranışları alışkanlık hâline getiren çocuklar hakkında, psikolojik danışmanlık ve rehberlik sürecinin zorunlu olması gerektiği kanaatindeyim. Sadece disiplin cezası verilmesi, bu tür eylemlerin önüne geçmek için yeterli bir tedbir değildir. Bu tür çocuklarınzorunlu olarak psikolojik danışmanlık ve rehberlik sürecine tabi tutulması, meselenin çözümü açısından daha doğru ve olumlu bir karar olacaktır” diye konuştu. Şikenin perde arkası: Yasa dışı bahis kazancı Çocuk mu suçlu aile mi sorumlu Artan akran zorbalığı vakaları kamuoyunda büyük yankı uyandırırken, “Sorumluluk yalnızca çocukta mı, aileye de yaptırım uygulanmalı mı?” sorusu yeniden tartışma konusu oldu. Bu soruların yanıtını hukukçulara sorduk. ‘Bireysel değil’ İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Avukat Kardelen Ateşci, akran zorbalığının yalnızca bireysel bir davranış bozukluğu olarak ele alınmasının yetersiz olduğunu vurguladı. Zorbalığın, çocuğun gelişimsel ihtiyaçları, aile yapısı, okul ortamı ve toplumsal kültürle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Ateşci, “Tartışmayı sadece ‘ceza yeterli mi?’ eksenine sıkıştırmak, sorunun yapısal boyutlarını görünmez kılıyor” dedi. Akran zorbalığının bazı durumlarda Türk Ceza Kanunu’nda yer alan hakaret, tehdit ve yaralama gibi suç tipleriyle örtüşebildiğini hatırlatan Ateşci, çocukların adli sisteme dahil olması halinde cezai yaptırımlarla karşı karşıya kaldığını söyledi. Ateşci, “Bir çocuğun ceza aldıktan sonra aynı davranışı tekrar etmeyeceğini kesin olarak söyleyemeyiz. Çünkü ceza, davranışın nedenlerine değil, sadece ortaya çıkan sonuca yöneliktir” dedi. Ailelere yönelik cezai yaptırımların çoğu zaman beklenen sonucu vermediğini vurgulayan Ateşci, bu tür uygulamaların savunmacı, kapalı ve işbirliğinden uzak bir aile yapısı oluşturma riski taşıdığını söyledi. / Çiğdem YILMAZ
Benzer Haberler

Üstün yetenekli çocukları nasıl tanırız?
12.01.2026

Eğitim-İş Genel Başkanı Özbay Mersin’deki saldırıya ilişkin konuştu: “Çocukları koruyamayan sistem, ne eğitim ne toplumsal huzur üretebilir”
22.12.2025

Öğretmene hediye yarışı
18.11.2025

ATA AÖF 2026 bütünleme sınav tarihleri: 3 oturumda gerçekleşecek!
18.01.2026

ATA AÖF bütünleme sınav giriş yerleri açıklandı mı? ATA AÖF bütünleme sınavları ne zaman?
29.01.2026
Bu haberi paylas: