15 dakikada dersten kopuyorlar: Akademide sabır alarmı
Ozan Ömer Kadüker / İSTANBUL - Sosyal medyanın etkisiyle kısalan odak süreleri, yapay zekâyla birlikte daha da azaldı. Bu durum derinlemesine öğrenmenin adresi olan üniversitelerde de kendini gösteriyor. Akademisyenler, öğrencilerin 15 dakikadan uzun süre derse odaklanmakta zorlandığını belirtirken, 2-3 saatlik blok derslerin de tarih olmaya başladığını belirtiyor. Birçok öğrenci dersleri dinlemek yerine “Yapay zekâyla öğrenirim” anlayışını benimsiyor. Amerikan Üniversiteler ve Kolejler Birliği ve Elon Üniversitesi’nin yaptığı araştırmaya göre de öğretim üyelerinin yüzde 90’ı yapay zekânın öğrencilerin eleştirel düşünme yeteneklerini azalttığını, yüzde 83’ü ise öğrencilerin yapay zekâ kullanımının dikkat sürelerini kısalttığını, yüzde 48’i ise öğrencilerinin araştırmalarının yapay zekâ nedeniyle kötüleştiğini söyledi. Akademisyenlerin son yıllarda değişen öğrenci profiliyle ilgili görüşleri ise şöyle: ‘Yapay zekâyla öğrenirim’ Ege Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nden Doç. Dr. Burak Aydın: Son 5-10 yıla kıyasla öğrenci profilinde belirgin bir değişim var. Motivasyon düşük ve derse katılım isteği az. Öğrenciler daha çok ‘dersi geçeyim, gerekirse sonra çevrim içi ya da yapay zekâyla öğrenme eksikliklerimi telafi ederim’ yaklaşımında. Odak süresi kısalmış durumda. Gençler bilgiyi daha hızlı ve kısa sürede almak istiyor; uzun anlatımlara tahammül azalıyor. Zaman zaman telefonu da dersin bir parçası haline getiriyorum. Ancak bu durum yapay zekâdan kaçalım anlamına gelmiyor. Yapay zekâyı korkulacak bir unsur olarak değil, dersleri ve öğrencilerin bilişsel performanslarını olumlu yönde etkileyebilecek bir araç olarak benimsemeliyiz. ‘Aktifdikkat imkansız hale geldi’ Necmettin Erbakan Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nden Prof. Dr. Ercan Yılmaz: Öğrenciler dersin ilk dakikalarından itibaren ders dışı farklı şeyler yaparak dikkatlerini oraya aktarmaya başlıyor. Öğrencilerin zihinsel işleyiş hızı dış dünya ile kurdukları bağ nedeniyle günümüzde artık tamamen değişti. Bu durum dikkat ve odaklanma süresinde dramatik bir düşüşe neden oluyor. Özellikle son yıllarda bir öğretmenin 50 dakikalık dersin tamamını aktif dikkat ve katılım ile sürdürmesi imkânsız duruma geldi. Çoğu öğretim elamanı benzer şikayetlerde bulunuyor. Hatta öğrencileri eskiye göre daha az zeki kabul ediyorlar. Aslında zekâ değil sabır sorunu yaşanıyor. Her şeyin teknoloji ve hazır çözümler ile ilerlemesiyle öğrencilerde kendi başına bir konuya odaklanıp derinleşme becerisi de kayboluyor. ‘Ruhu başka bir yerde’ Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Doç. Dr. İhsan Karlı: Eskiden daha aktif dersler işliyorduk ancak şu an öğrencilerin odaklanma yetenekleri düşmüş durumda. 2-3 saatlik blok ders yapmak imkânsız artık. Öyle olursa öğrenci dersin yarısında çıkmak istiyor. 15-20 dakika sonrasında öğrenciler telefonla ilgileniyorlar. Yani kendisi sınıfta ama ruhu başka bir yerde oluyor. Ayrıca ödev yapamıyorlar, proje hazırlayamıyorlar. Analiz, sentez yapma yetileri de kayboldu.